Tüm haberler
BirGün 16 Jul 2026, 05:00 Güncel

Taşyapı İnşaat yeniden hızlandı: ''Şişli bu yükü kaldıramaz''

Şişli Belediyesi’nin 2024 yılında onaylı projeye aykırı imalatlar tespit ederek mühürlediği Taşyapı inşaatında çalışmalar yeniden hızlandı. Belediye; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın şirket tarafından sunulan tadilat projesini onaylamasını…

Taşyapı İnşaat yeniden hızlandı: ''Şişli bu yükü kaldıramaz''

İstanbul Şişli’de uzun süredir imar ve kentleşme tartışmalarının odağında bulunan Taşyapı projesinde inşaat faaliyetleri yeniden hızlandı. Kaptanpaşa Mahallesi’nde yükselen kulelerde vinçlerin çalıştığı, kaba inşaatın önemli ölçüde ilerlediği gözlendi.

Şişli Belediyesi’nin açıklamasına göre, inşaat faaliyetlerinin sürdüğü alanlar farklı hukuki ve idari statülere sahip iki ayrı parselden oluşuyor. Belediye binasının karşısındaki 10619 ada 3 parsel, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından “rezerv yapı alanı” ilan edildi. Belediye, vatandaşlardan gelen şikâyetler üzerine yaptığı denetimde bu parseldeki iksa, yani istinat imalatlarının onaylı projeye aykırı olduğunu tespit etti ve inşaatı mühürledi.

Belediye, şirketin daha sonra Bakanlığa tadilat projesi sunduğunu, projenin Bakanlık tarafından onaylanması üzerine inşaat faaliyetlerinin yeniden başladığını bildirdi. Ancak tadilat projesinin tarih ve sayısı ile mühür kaldırma işleminin ayrıntıları kamuoyuna açıklanmadı.

İKİ AYRI PARSEL, İKİ AYRI İŞLEM

Belediyenin açıklamasında yer alan 10628 ada 1 parsel ise Bakanlık tarafından “özel proje alanı” ilan edildi. Şişli Belediyesi, bu alandaki ruhsat ve planlama yetkisinin de Bakanlıkta olduğunu belirtti.

Belediye ayrıca proje sınırlarının dışında kalan kadastral boşlukta, inşaatın kullanımı amacıyla ruhsatsız bir güvenlik kulübesi yapıldığını tespit ettiğini açıkladı. Yapı tatil tutanağı düzenlendiği, para cezası kesildiği ve yıkım kararı alındığı belirtildi. Yapı sahibinin açtığı dava nedeniyle yargı süreci devam ediyor.

Belediye, bu parselde uygulanan mühür ve yıkım işlemlerinin yükselen kuleleri değil, yalnızca proje alanı dışında kalan güvenlik kulübesini kapsadığını özellikle vurguladı.

HUKUKİ VE İDARİ SÜREÇ DEVAM EDİYOR

Dönemin Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında yaptığı savunmada Taşyapı projesine ilişkin belediye işlemlerine de yer verdi.

Şahan, göreve geldikten sonra projede denetim yapıldığını, ruhsata aykırı imalatlar tespit edildiğini, inşaatın mühürlendiğini, ilgili Bakanlığa yazı gönderildiğini ve savcılığa suç duyurusunda bulunulduğunu söyledi. Şahan ayrıca mühürleme kararının ihlal edildiğini ve bu nedenle şirket hakkında işlem yapıldığını savundu. Şahan, belediyenin ruhsata aykırılıklar nedeniyle projeye 1,2 milyar TL idari para cezası uyguladığını söyledi. Ayrıca belediye parsellerindeki işgaller nedeniyle 500 milyon TL ecrimisil cezası kesildiğini ve bu işlemin Sayıştay tarafından uygun bulunduğunu savundu.

Şahan, söz konusu işlemler nedeniyle hedef alındığını ileri sürerken, İstanbul Valiliği daha önce yaptığı açıklamada bu değerlendirmeleri reddetti. Valilik, projenin izin ve planlama süreçlerinin geçmiş yıllara dayandığını, alanın “özel proje alanı” statüsünde bulunduğunu ve ilçe belediyesinin ruhsat süreçlerindeki yetkisinin sınırlı olduğunu savundu.

Taşyapı’nın, Resul Emrah Şahan’ın yargılandığı dosyada müşteki olarak yer aldığı daha önce kamuoyuna yansıdı. Şahan’ın görevden uzaklaştırılmasının ardından Şişli Belediyesi, İçişleri Bakanlığı tarafından görevlendirilen kayyum tarafından yönetilmeye başlandı.

Taşyapı’nın sahibi Emrullah Turanlı’nın Şahan hakkındaki şikâyeti de İBB iddianamesine yansıdı. İddianamede yer alan bilgilere göre, Şişli Belediyesi’ni belediye başkan vekili olarak yöneten Şişli Kaymakamı, Turanlı’nın şikâyetiyle ilgili soruşturma izni vermedi.

PROJE KAÇ KATLI?

Taşyapı, kamuya açık tanıtımlarında projeyi konut, otel ve ticari alanlardan oluşan dört kuleli bir karma kullanım projesi olarak tanıtıyor. Şirketin güncel tanıtımında dört adet 37 katlı kule, 2 binin üzerinde bağımsız bölüm ve 554 bin metrekareyi aşan toplam inşaat alanı öngörüldüğü belirtiliyor.

Buna karşılık proje, geçmiş yıllarda 72 katlı ve 38 katlı yapı planlarıyla da kamuoyunun gündemine gelmişti. İstanbul Valiliği daha önce yaptığı açıklamada, geçmişte 72 kat olarak planlanan yapının 2015 yılında Bakanlık tarafından 38 kata düşürüldüğünü belirtmişti. İnşaatın bugün hangi tarihli ruhsat ve tadilat projesine göre sürdüğü konusunda ilgili bakanlığın resmi bir açıklaması bulunmuyor.

"GİZLİ YOĞUNLUK ARTIŞI VAR"

İstanbul Şehir Plancıları Odası Yönetim Kurulu Üyesi Pelin Pınar Giritlioğlu, arazinin geçmişini ve planlama sürecini şöyle anlattı:

“Burası aslında Bulgar Vakfı’na ait bir arazi. 2012’de çıkan bir yasayla vakıf arazisi yeniden vakfa iade edildi. Hemen sonrasında ise Bakanlık tarafından ‘özel proje alanı’ ilan edilerek yeni planlar yapıldı. Bu yeni planlarda kat yüksekliği düşürülmüş gibi gösterilse de yapı yoğunluğu azaltılmadı. Odamız bu projeye karşı dava açtı. Çünkü kat yükseklikleri kâğıt üstünde indirilmiş görünse de devasa yeraltı otoparklarıyla birlikte yoğunluğun tam aksine daha da yükseleceği bir proje planlanıyordu.”

Giritlioğlu, hem Şehir Plancıları Odası hem de Mimarlar Odası tarafından planlara karşı davalar açıldığını belirterek şöyle devam etti:

“Bu süreçte Bakanlık, 2021 yılında burayı ‘rezerv yapı alanı’ ilan etti. Buna da dava açtık ve rezerv alan kararı iptal edildi. Ancak hemen arkasından bölge yeniden rezerv alan ilan edildi. Odalar olarak davalarımızı sürdürüyoruz çünkü burada gizli bir yoğunluk artışı hedeflendiğini öngörüyoruz. Nitekim davalar açıldı ama bildiğiniz gibi bu süreçte şehir plancısı meslektaşımız Resul Emrah Şahan cezaevine girdi. Bu süreç, artık kent mücadelesinde tam bir kriz noktasına dönüştü.”

“KENTİ OLUMSUZ ETKİLEYECEK”

Giritlioğlu, projeye karşı açılan davaların temel gerekçelerini şöyle sıraladı:

  • Bütünüyle eğitim alanı olan bir arazi, özel bir şirkete devredildi. Bu proje, hem öğrencilerin güvenliği açısından sorunlu hem de tarihi çevrenin bütünlüğünü parçalayan bir niteliğe sahip.

  • Yol üstünde sanki yoğunluk düşürülmüş algısı yaratılırken, yer altında devasa bir inşaat hacminin yaratıldığını gördük. Projede bütün o bodrum katlar emsal dışı tutulmuştu; dolayısıyla verilen resmi emsalin çok üzerinde, gizli bir inşaat alanı yüklenmişti. Bunun kent altyapısı üzerinde çok büyük olumsuz etkileri olacağını savunduk ve temel itirazlarımızı bu noktalar oluşturdu.

  • Genel hatlarıyla baktığımızda mesele, bir kamu arazisinin özel sektöre tahsis edilmesidir. Şişli gibi son derece yoğun, sıkışık, deprem riskinin yüksek olduğu ve afet anında kaçışın imkansız olduğu bir bölgede, halkın ihtiyacı olan bir kamu arazisi Taşyapı’ya devredildi.

  • Hukuki süreçler ve mahkemeler devam ettiği halde inşaatın sürdüğünü görüyoruz.

  • Bir de iklim boyutu var. Bu kadar yüksek ve yoğun bir projenin kente ciddi bir iklimsel maliyeti olacağını biliyoruz. Rüzgâr koridorlarını kesen, kent içindeki ısı adası etkisini artıran bir yapılaşmadan bahsediyoruz.

“ANLAYIŞLA ORTAKLAŞMADIĞIM İÇİN YARGILANIYORUM”

Tutuklu Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, İBB davasındaki savunmasında geçmişte 72 katlı olarak gündeme gelen projeye karşı çıktığını söyledi. Şahan savunmasında şu ifadeleri kullanmıştı:

“Çevresindeki binaların 5–7 kat olduğu Şişli’de, kişi başına düşen aktif yeşil alanın mezarlıklarla dahil 1 metrekare bile olmadığı bir gerçeklikte bunu yapmak isteyen iradeye karşı, bir belediye başkanı ve şehir plancısı olarak kent hakkını ve mekânsal adalet duygusunu savundum.” Şahan, belediye başkanı seçilmesinin ardından projeyle ilgili işlem yaptığını belirterek şöyle devam etti: “Göreve gelir gelmez de bu projeyi mühürledim. Düşünebiliyor musunuz? Bu projeyi yapan Taşyapı, belediyeye bile tapu iptal davası açmış; belediye binamızı yıkıp projeye dahil etme çabasındaydı. Tam 1 milyon metrekare. Yakınındaki Merkez Mahallesi’ndeki tüm apartmanların toplamından daha büyük.” Şahan ayrıca şu değerlendirmeyi yaptı: “Biz ne dedik? Bu böyle olmaz. Şişli’nin nefesi kalmadı. Bu yükü artık kaldıramaz.” Şahan, projenin ilçenin afet güvenliği açısından önem taşıyan bir alan üzerinde bulunduğunu savunarak şunları söyledi: “Şişli’nin deprem toplanma alanlarından birinin üzerinde izinsiz faaliyette bulunan bu inşaatı, göreve gelir gelmez 26 Nisan 2024 tarihinde mühürledik.” Şahan savunmasının devamında belediyenin uyguladığı yaptırımları anlatarak şöyle demişti: “Daha sonra mühür fekki yaptılar ve bundan ceza aldılar. Ruhsata aykırılıklar için 1,2 milyar TL ceza kestik. Bu cezayı yönetmeliğin ve Marmara Belediyeler Birliğinin yayımladığı katsayılara göre belirledik. Ayrıca belediye parsellerinin üzerindeki işgaller için ecrimisil cezası kesildi, 500 milyon TL. Bu cezanın uygunluğu da Sayıştay tarafından onaylandı. Ben bugün karşımda bu gökdelenin temsil ettiği anlayışla ortaklaşmadığım için yargılanıyorum.”

“YETKİ BAKANLIKTA”

Şişli Belediyesi, Taşyapı’nın Darülaceze Caddesi üzerindeki iki ayrı inşaat faaliyetiyle ilgili sorularımızı yanıtladı. Belediyenin açıklaması özetle şöyle:

10619 ada 3 parsel – Rezerv yapı alanı

Belediye binasının karşısındaki alan, Bakanlık tarafından “rezerv yapı alanı” ilan edildiği için ruhsat ve planlama yetkisi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na ait.

Belediye, vatandaşlardan gelen şikâyetler üzerine yaptığı denetimde iksa imalatlarının onaylı projeye aykırı olduğunu tespit ettiğini, inşaatı mühürlediğini ve yasal yaptırım uyguladığını açıkladı. Bakanlığın şirket tarafından sunulan tadilat projesini onaylaması üzerine inşaat yeniden başladı.

10628 ada 1 parsel – Özel proje alanı

Bu alan da Bakanlık tarafından “özel proje alanı” ilan edildiği için ruhsat ve planlama yetkisi Bakanlıkta bulunuyor.

Güvenlik kulübesiyle ilgili dava sürüyor

Belediye, proje parselinin dışında kalan kadastral boşlukta inşaatın kullanımı amacıyla ruhsatsız bir güvenlik kulübesi yapıldığını tespit ettiğini bildirdi.

Yapı tatil tutanağı düzenlendiği, para cezası kesildiği ve yıkım kararı alındığı belirtildi. Yapı sahibinin açtığı dava nedeniyle yargı süreci devam ediyor. Belediye, bu mühür ve yıkım işlemlerinin yükselen kuleyi değil, yalnızca proje alanı dışında kalan ruhsatsız güvenlik kulübesini kapsadığını vurguladı.

NACİ GÖRÜR’ÜN FOTOĞRAFI TANITIM PANOSUNDA YER ALMIŞTI

Deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür’ün fotoğrafının geçmişte Taşyapı’nın Şişli projesine ait tanıtım panolarında yer alması kamuoyunda tartışma yaratmıştı.

Görür, fotoğrafının şirketin tanıtımında kullanılmasına ilişkin yaptığı açıklamada projeyle bir ilgisinin bulunmadığını belirterek, “Hiç ilgim yok, düne kadar tanımazdım” demişti. Görür, şirket yetkililerinin deprem farkındalığı çalışmaları için karşılıksız destek vermek istediğini, kendisinin de bu çerçevede teşekkür ettiğini söylemişti.

Haberin tamamını BirGün'da oku

Günün trend anketleri

Ana Sayfa Belediyeler
Sonuçlar
Vekiller Partiler