Suruç Katliamı'nın 11. yılı dolayısıyla yapılan basın açıklamasında, 20 Temmuz 2015'te Urfa'nın Suruç ilçesinde IŞİD'in canlı bombalı saldırısında yaşamını yitiren 33 kişinin adalet mücadelesinin sürdüğü vurgulandı.
Katliamın yıl dönümü nedeniyle çok sayıda kentte basın açıklaması ve anma düzenlendi. Anmalarda, katliamın ardından geçen 132 ay boyunca adalet mücadelesinden vazgeçilmediği belirtildi.
Açıklamalarda, dava sürecinde ailelerin ve avukatların dile getirdiği taleplerin karşılanmadığı kaydedildi.
Açıklamalarda, "11 yılın sonunda adalet talebi suç sayıldı, 'mahkemeye hakaret' gerekçesiyle Suruç ailelerine hapis cezaları verildi" denildi.
Dava dosyasının yalnızca saldırıyı gerçekleştiren kişiyle sınırlandırıldığı ifade edilen açıklamalarda, katliamın planlayıcıları, azmettiricileri ile ihmali bulunduğu belirtilen kamu görevlilerinin ise yargı önüne çıkarılmadığı kaydedildi.
Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu'nun katliama ilişkin kamuoyuna yaptığı açıklamalara işaret edilen metinde, aileler ve avukatların tüm taleplerine rağmen Davutoğlu'nun tanık olarak dinlenmesi isteminin mahkeme tarafından reddedildiği hatırlatıldı.
"İSTİHBARATIN SORUMLULUĞU ARAŞTIRILMADI"
Basın açıklamalarında, saldırganın ve bağlı olduğu IŞİD hücresinin katliam öncesinde güvenlik birimlerince bilindiğine ilişkin somut deliller bulunduğu vurgulanarak, buna karşın etkili ve kapsamlı bir soruşturma yürütülmediği ifade edildi.
Dosyada firari sanık olarak yer alan Deniz Büyükçelebi ile İlhami Bali'nin Türkiye'nin denetimindeki kamplarda bulunduklarına ilişkin bilgiler olmasına rağmen bu kişilerin yargı önüne çıkarılması için adım atılmadığı belirtilen ortak açıklamada, "Aradan geçen 11 yıla rağmen görülen davada tek bir kişi dahi sanık kürsüsüne çıkartılmadı" ifadeleri kullanıldı.
Katliamın münferit bir saldırı olmadığı belirtilen ortak açıklamada, "Suruç Katliamı örgütlü ve önlenebilir bir saldırıdır. Bu nedenle yalnızca tetikçilerin değil, katliama giden yolu açan, açtıran ve bu katliamın gerçekleşmesine zemin hazırlayan herkesin yargılanması talebimizden vazgeçmiyoruz" denildi.
BEŞ TALEP SIRALANDI
Açıklamalarda şu talepler dile getirildi:
* Katliamda sorumluluğu bulunan tüm gerçek faillerin ortaya çıkarılması,
* İhmali ve sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında etkin ve bağımsız soruşturma yürütülmesi,
* Firari sanıkların yakalanarak yargı önüne çıkarılması,
* Suruç Katliamı'nın insanlığa karşı suç olarak değerlendirilmesi ve zamanaşımı uygulanmaması,
* Adil, şeffaf ve etkin bir yargılama yürütülmesi.
Açıklamaların devamında, 33 kişinin mücadelesinin eşitlik, özgürlük ve halkların kardeşliği mücadelesi olduğu vurgulanırken, son dönemde NATO karşıtı eylemler nedeniyle çok sayıda kişinin gözaltına alındığı ve tutuklandığı belirtilerek, bunun anti-emperyalist mücadeleye yönelik baskıların devamı olduğu belirtildi.
Basın açıklamaları, "Suruç için adalet, herkes için adalet" ve "Hiçbir düş yarım kalmayacak" sloganlarıyla sona erdi.
Yorumlar