Tüm haberler
BirGün 15 Jul 2026, 06:30 Avrupa

Sendikalar sıcağa karşı güvenceler istiyor

İklim krizi, işyerlerinde sıcaklık sınırı getirilmesi, sıcaklık molası hakkı ve çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesi taleplerini de beraberinde getirdi.

Sendikalar sıcağa karşı güvenceler istiyor

Arthur Neslen - Matthew Taylor

Avrupa genelinde bunaltıcı yaz sıcakları etkisini sürdürürken, sendikalar yılda ortalama 230 işçinin ölümüne yol açan ölümcül ısı stresiyle mücadele etmek adına yeni yasal düzenlemeler için kolları sıvadı. 

Bu yıl bilanço çok daha ağır olabilir; çünkü Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yalnızca Haziran ayındaki sıcak dalgası nedeniyle Avrupa’da fazladan 1.300 kişinin hayatını kaybettiğini belirtirken, diğer tahminler bu sayının 20.000’e kadar çıkabileceğini gösteriyor. 

Sendikalar, iş yerlerinde zorunlu ısı riski değerlendirmelerinin yapılmasını ve insan vücudunun kendini soğutma kapasitesini ölçen "ıslak hazne küre sıcaklığı" (WBGT) esas alınarak yasal olarak bağlayıcı sıcaklık sınırları getirilmesini istiyor. 

Taslak direktife göre sendikalar; sıcaklık molası hakkı, açık havada gölgelik alan, temiz su tedariki, soğutma sistemleri ve çalışma saatlerinin ayarlanması gibi hakların, yakında çıkması beklenen "nitelikli istihdam yasası" kapsamına alınmasını talep ediyor. 

İKLİM KRİZİ HER AN KARŞILAŞILAN TEHLİKE

Avrupa Gıda, Tarım ve Turizm Sendikaları Federasyonu (EFFAT) Genel Sekreteri Enrico Somaglia konuya ilişkin şunları söyledi: 

"İklim değişikliği artık uzaktaki bir çevre sorunu değil; her gün karşı karşıya kaldığımız bir iş sağlığı ve güvenliği riski, aynı zamanda iş güvencesine yönelik bir tehdittir. Mevcut Avrupa yasal çerçevesi, bu tehlikeye karşı koymakta açıkça yetersiz kalıyor."

Her ne kadar bu taslak metin resmi bir hukuki belge niteliği taşımasa da 2026 yazının kavurucu sıcakları konuyu siyasetin gündemine taşıdı ve Avrupa Parlamentosu’ndaki işçi dostu milletvekilleri ve bürokratlar tarafından şimdiden sahiplenilmiş durumda. 

Önerilen planda, işin ağırlığına ve yoğunluğuna göre iş yerindeki maksimum WBGT (sıcaklık-nem) sınırının 30°C ile 32.5°C arasında olması öngörülüyor. Bu sıcaklıklar aşıldığında iş tamamen durdurulacak. Kuralları hiçe sayan işverenler ise "etkili, orantılı ve caydırıcı" yaptırımlarla karşı karşıya kalacak. 

EFFAT, önerilen ısı güvenliği yasasını destekleyen ve toplam 15 milyon işçiyi temsil eden üç sendikal federasyondan biri; diğer ikisi Avrupa Kamu Hizmetleri Sendikaları Federasyonu (EPSU) ile Avrupa İnşaat ve Ağaç İşçileri Federasyonu (EFBWW). Sendikalardan yasaya destek giderek büyüyor." 

İŞÇİLERE İŞİ BIRAKMA HAKKI TANINMALI

İngiltere’nin güneybatısı için "turuncu" kodlu sıcaklık uyarısının yapıldığı ve yeni bir sıcak hava dalgasıyla termometrelerin rekor kırmasının beklendiği Birleşik Krallık’ta da durum farksız. İngiliz Sendikalar Konfederasyonu (TUC), bakanlara maksimum çalışma sıcaklığı sınırı getirilmesi çağrısında bulunuyor. Bu talep, hükümetin danışma organı olan İklim Değişikliği Komitesi tarafından da yakın zamanda desteklendi. 

TUC, ortam sıcaklığının 24°C’yi aşması durumunda işverenlerin sıcaklığı düşürecek önlemler almasını zorunlu kılan kurallar istiyor. Ayrıca sıcaklığın 30°C’ye (ağır iş kollarında çalışanlar için ise 27°C’ye) ulaşması halinde işçilere işi bırakma hakkı tanınmasını talep ediyor. 

TUC Genel Sekreteri Paul Nowak, hızla değişen iklimin iş yerlerinde göz ardı edilemeyecek riskler yarattığını ve bunların hafifletilmesi gerektiğini vurgulayarak şunları ekledi: 

"Kapalı alanlardaki iş yerleri ideal sıcaklıklarda tutulmalı, kılık kıyafet serbestliği getirilmeli ve günün en serin saatlerinden yararlanmak için esnek çalışma modelleri uygulanmalı. İşverenler, dışarıda çalışan işçileri de düzenli molalar, bol sıvı takviyesi, güneş kremi ve uygun koruyucu kıyafetlerle koruma altına almak zorunda."

İngiltere’de 2022 yılındaki rekor sıcakların ardından kurulan "Isı Grevi" (Heat Strike) hareketi de vites yükseltti. Haziran ayı sonundaki sıcak hava dalgasında düzenlenen ulusal eyleme yaklaşık 1.500 kişi katıldı. 

Fırıncılar ve Gıda İşçileri Sendikası, İtfaiyeciler Sendikası, Greenpeace, War on Want ve Yok Oluş İsyanı (Extinction Rebellion) gibi hareketlerin desteklediği aktivistler, Exeter’dan York’a kadar pek çok kent merkezinde "serinleme noktaları" kurarak halka su ve sağlık tavsiyeleri dağıttı. Bazı çalışanlar ise aşırı sıcağa maruz kalan meslektaşlarıyla dayanışma göstermek amacıyla öğle yemeği saatinde sembolik iş bırakma eylemleri yaptı. 

Küresel ısınma hızla şiddetlenirken, Avrupa dünya ortalamasının iki katı hızla ısınıyor. Avrupa Sendikalar Enstitüsü’nün (ETUI) araştırmalarına göre, kıta genelinde yaklaşık 130 milyon işçi iş yerinde ısı stresine maruz kalıyor ve her yıl 277.000 işçi bu nedenle sağlık sorunları ya da yaralanmalar yaşıyor. 

Avrupa Parlamentosu’nun iş yerindeki aşırı sıcaklıklara ilişkin raporunun raportörü olan Finlandiyalı Yeşiller Milletvekili Maria Ohisalo da sendikaların bu girişimini destekliyor: 

"Şu anda Avrupa genelinde iş yerinde sıcağa (veya soğuğa) maruz kalmaya karşı hiçbir bağlayıcı düzenleme yok; elimizde sadece tavsiye kararlarından oluşan bir yamalı bohça var. Oysa her yerdeki işçilerin, yalnızca yasal olarak bağlayıcı ve birbiriyle uyumlu kuralların sağlayabileceği gerçek bir korumaya ihtiyacı var."

Isı stresine karşı yeni kuralların, Avrupa Komisyonu’nun bu yıl sunma sözü verdiği Nitelikli İstihdam Yasası kapsamına dahil edilmesi gündemde olsa da, bu adımın önünde ciddi bir engel var: Tasarının, daha esnek ve zayıf tavsiyelerden yana olan bazı sağcı AB üyesi ülkelerin çalışma bakanlarının direncini aşması gerekiyor. 

The Guardian’dan çeviren Kıvanç ELİAÇIK 

Haberin tamamını BirGün'da oku

Günün trend anketleri

Ana Sayfa Belediyeler
Sonuçlar
Vekiller Partiler