Haber: Mehmet Duran ÖZKAN- Kamera: Erdal Akbuğa
(MALATYA)- Malatya Büyükşehir Belediyesi, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 31. Taraflar Konferansı (COP31) hazırlıkları kapsamında düzenlenen "COP31'e Giden Süreçte İklim Dirençli Şehirlerin Geliştirilmesi: Taahhütlerden Eyleme" toplantısına ev sahipliği yaptı. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "Şehrimizi daha güçlü, daha güvenli ve iklim krizine karşı daha dirençli bir vizyonla yeniden inşa ediyoruz" dedi.
Antalya'da kasım ayında düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) hazırlıkları kapsamında Malatya'da "COP31'e Giden Süreçte İklim Dirençli Şehirlerin Geliştirilmesi: Taahhütlerden Eyleme" başlıklı toplantı gerçekleştirildi.
Toplantının açılışına Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, İLBANK Genel Müdürü Eyyüp Karahan, Malatya Valisi Seddar Yavuz, TOKİ ile kamu kurumlarının temsilcileri, akademisyenler ve davetliler katıldı.
"ŞEHRİMİZİ DAHA GÜÇLÜ, DAHA GÜVENLİ, DAHA DİRENÇLİ BİR ŞEKİLDE YENİDEN İNŞA EDİYORUZ"
Açılış konuşmasını yapan Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, depremin ardından yürütülen yeniden inşa çalışmalarının yalnızca yapılaşmayı değil, şehrin bütüncül direncini artırmayı hedeflediğini belirterek şunları söyledi:
“Biz şehrimizi daha güçlü, daha güvenli, daha dirençli bir şekilde yeniden inşa ediyoruz. Devletimizle, milletimizle, esnafımızla, gençlerimizle ve yaşlılarımızla el ele verdik. İşte dirençli şehir dediğimiz şey de tam olarak budur. Yıkıldığında yeniden ayağa kalkabilen, daha akıllı, daha sağlam, geleceğe daha hazır inşa edilen bir şehir. Biz bu direnci sadece binalarla değil; suyuyla, toprağıyla, doğasıyla, bütün bir şehir olarak kuruyoruz. Kuraklığa karşı dirençli olmak için şehrimizi tek kaynağa bağımlı olmaktan kurtaracak alternatif su projemizi hayata geçiriyoruz. Toprağımızın direncini artırmak için ilçelerimizde tarımsal sulama tesisleri kuruyor ve her damla suyu üretimle buluşturuyoruz. Geleceğe nefes bırakmak için İklim Değişikliğine Uyum Eylem Planı'mızı hazırlıyor, Beydağı'mızı yeniden yeşillendiriyoruz. Çünkü biz inanıyoruz ki afete dayanıklı bir şehir kurmakla iklim krizine dayanıklı bir şehir kurmak aynı akıl, aynı irade, aynı sorumluluktur.”
"ARTIK HEDEF BELİRLEMEK DEĞİL, SOMUT PROJELER ÜRETMEK GEREKİYOR"
İLBANK Genel Müdürü Eyyüp Karahan ise konuşmasında iklim değişikliğiyle mücadelede uygulamaya dönük projelerin önemine dikkat çekerek şöyle konuştu:
“Artık iklim değişikliğiyle mücadelede yalnızca hedefler belirlemek, stratejiler hazırlamak ya da niyet beyanlarında bulunmak yeterli değildir. Asıl ihtiyaç, bu hedefleri uygulanabilir projelere, güçlü iş birliklerine ve şehirlerimizin günlük hayatına dokunan somut yatırımlara dönüştürebilmektir. Türkiye olarak kasım ayında Antalya'da gerçekleştirilecek COP31'e ev sahipliği yapmaya hazırlanıyoruz. Sayın Bakanımız Murat Kurum'un da vurguladığı üzere COP31'in bir "uygulama COP'u" olması hedeflenmektedir. Bu yaklaşım, iklim gündeminde uygulama kapasitesinin, yerel düzeyde sonuç üretmenin ve şehirlerin dirençliliğini artıracak somut adımların önemini açıkça ortaya koymaktadır. Bu kapsamda iklime dirençli şehirler başlığı, COP31'e giden süreçte öne çıkan temel önceliklerden biridir. Zira iklim değişikliğinin etkileri en doğrudan şehirlerde hissedilmektedir. Aşırı hava olayları, kuraklık, taşkınlar, su stresi, altyapı kırılganlıkları ve afet riskleri, yerel yönetimlerin planlama ve uygulama kapasitesini her zamankinden daha kritik hâle getirmektedir.
Bugün Malatya'da bulunmamızın ayrıca önemli bir anlamı var. Malatya, deprem sonrası yeniden inşa sürecinin ve dirençli şehirler yaklaşımının sahadaki güçlü örneklerinden biridir. Bu nedenle burada yapacağımız değerlendirmelerin; iklime dirençli şehirler, deprem sonrasında daha güçlü yeniden inşa, çok paydaşlı finansman mekanizmaları ve etkin proje yönetimi başlıklarında önemli çıktılar üreteceğine inanıyorum.”
"İKLİM KRİZİ KÜRESEL İŞ BİRLİĞİYLE YÖNETİLEBİLECEK BİR SORUNDUR"
Malatya Valisi Seddar Yavuz da iklim değişikliğiyle mücadelenin uluslararası dayanışma gerektirdiğini belirterek şunları söyledi:
“COP31'e giden süreçte iklime dirençli şehirler inşa etmek ve bunu uluslararası kuruluşlarla iş birliği hâlinde yürütmenin önemi hepinizin malumudur. Çünkü sanayileşmeyle birlikte özellikle küresel ısınma ve iklim değişikliği hızlanmış, buna bağlı olarak çevresel sorunlar artmaya başlamış, kuraklık başta olmak üzere maalesef ekosistem zarar görmeye başlamıştır. Dolayısıyla bu süreci yönetebilmek sadece bir devletin, bir şehrin değil; tüm dünyadaki devletlerin, milletlerin ve uluslararası kuruluşların iş birliği içerisinde hareket etmesini gerektiren önemli bir konu hâline gelmiştir.
Hepimizin bildiği gibi aşırı seller, ani iklim değişiklikleriyle birlikte yaşanan kuraklık ve gıda krizi de insanlığı tehdit eden en önemli sorunlar arasına girmiştir. Diğer taraftan sanayileşmeyle birlikte su kaynakları hızla kirlenmekte ve temiz suya erişim de maalesef her geçen gün daha sıkıntılı hâle gelmektedir. Hepimizin ortak menfaati olan bu dünyayı sadece kendimiz için değil, bizden sonra gelecek kuşaklara da en güzel şekilde teslim etmek sorumluluğumuz bulunmaktadır.”
Açılış programının tamamlanmasının ardından toplantı, panel oturumuyla devam etti.
Yorumlar