Tüm haberler
BirGün 28 Jul 2026, 05:00 Güncel

Kısa bir üniversiteye giriş rehberi

YKS tercih maratonu başlıyor. Ancak en yüksek puanlı bölümü seçmek tek başına başarı garantisi değil. Tercih yapacak gençler için neler yapılması gerektiğini bu rehber ile kariyer planlamasında ilgi alanlarından yapay zekânın dönüştürdüğü işgücü piyasasına ka…

Kısa bir üniversiteye giriş rehberi

Sevgili gençler yarından itibaren YKS tercihleri başlayacak. Yaşamınızın en önemli kararlarından birini vermenin eşiğindesiniz. Ama unutmayın en arzuladığınız bölüme bile yerleşseniz kariyer çizginizde istediğiniz başarıyı yakalamanızın bir garantisi yok. Tam tersine hiçbir yere giremeseniz dahi önünüzde bu hayal kırıklığını tamir edecek uzun yıllar var.

Öncelikle rehber öğretmenlerinizin, yakınlarınızın önerilerini can kulağı ile dinleyin, üniversitelerin tanıtım faaliyetlerini dikkatle izleyin ama yetişkin bir birey olarak son kararı kendi özgün iradenizle verin. Çünkü bu sizin kariyeriniz; önünüzde yaşanacak uzun bir ömür, çalışma yaşamınızda geçirilecek nice yıllar, yanlış bir tercih yapmanız halinde çekilecek sıkıntılar bulunuyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TUİK ) anketi ülkemizde en yüksek iş bulma oranına sahip dalın tıp, en yüksek kazanç sağlayanın pilotluk ve en kısa sürede işe girilenin dil ve konuşma terapisi olduğunu gösterdi. En popüler diğer meslekler olarak psikoloji, yapay zekâ ve siber güvenlik uzmanlığı öne çıkıyor. Eğer 2 yıllık bir ön lisans eğitimine yönelirseniz, polis meslek eğitimi, elektrik-enerji ve uçak teknolojisi seçenekleri en gözde bölümler.

Günümüzde en çok konuşulan konuların başında yapay zekâ (YZ) teknolojisindeki gelişmeler ve yaratabileceği işsizlik tehlikesi geliyor. Gelgelelim YZ’nin istihdam üzerindeki etkileri üzerine verilmiş net bir yargı yok. YZ’nin hızlı bir biçimde beyaz yakalı işleri büyük ölçüde etkileyeceğinden; yavaş bir tempoda bazı meslekleri ortadan kaldırırken, bazılarını tamamlayıcı bir işlev göreceğine; en son olarak da geçmiş teknolojik atılımlarda gözlendiği gibi ayıkladığından fazla yeni iş alanları açacağına kadar uzanan farklı yaklaşımlar var

“Yumuşak beceriler” denilen yaratıcılık, empati, muhakeme ve sosyal ağlar kurma kapasitesi isteyen işlerin YZ’den daha az etkileneceği düşünülüyor. Teknolojik gelişmeyle bazı meslek grupları yüksek gelirler elde ederken, kendi keyifleri için harcayacakları paralar da artacak. Bu kapsamda aşçılık, bakım hizmetleri, barmenlik, pilates/yoga hocalığı, evcil hayvan bakımı gibi alanlarda istihdam olanakları genişleyecek. Buna karşın kodlama, çağrı merkezleri, veri işleme iş olanaklarının en hızla daraldığı meslekler olacak.

Genelde tek bir kelimeyle ifade edilen ekonomi, fizik, psikoloji, biyoloji gibi temel disiplinlerin bir şekilde ayakta kalması; insan kaynakları, hastane yöneticiliği, mali analiz gibi birden fazla kelimeli uygulamaya yönelik mesleklerin daha çok etkilenmesi bekleniyor.

Üniversite tercihi çok boyutlu bir değerlendirme süreci gerektirdiği için, genç arkadaşlarımıza göz önünde bulundurulması gereken başlıca etmenleri, sorulmasında yarar görülen soruları 15 maddede aşağıda bulacaksınız.

1) Yeteneklerim beni hangi alana yönlendiriyor?

Kişinin çalışma yaşamında seferber edebileceği yetenekler çok önemlidir. Sayısal konulara çok yatkın bir insanın el becerileri gelişkin olmayabilir. Dil becerileri üst düzeyde bir gencin, matematikte başarı düzeyi düşük seyredebilir.

Yeteneklerim beni hangi alana yönlendiriyor? Sosyal bilimlere mi yatkınım, yoksa fen bilimlerine mi? El becerilerim mi daha gelişkin, yoksa bilişsel becerilerim mi? Matematik mi, mimarlık mı? Yoksa müzik veya spor eğitimi mi? Bu sorulara cevap aramadan bir tercihte bulunmayın.

2) Gönlümden ne okumak geçiyor?

Tüm diğer faktörler bir yana, insanın en sevdiği işi yapması, günün sonunda kendini mutlu hissetmesi, gönül huzuruyla işine odaklanması da büyük önem taşır. Motivasyon arttıkça başarı da gelir.

Fazla para getirmese de felsefe mi okumalıyım? Hayvan sevgim nedeniyle veterinerliğe mi yazılmalıyım? Yoksa çocukluğumdan beri bilgisayar oyunları oynadığım için oyun sektörünü mü seçmeliyim? İstediğim bölüme puanım tutmasa da sonra yatay geçiş olanaklarını da zorlayarak; inşaat mühendisliğinden endüstriye, tarihten sosyolojiye kayma fırsatlarını göz ardı etmemeliyim. Sosyolojiye girsem, puanını tutturamadığım psikolojiden seçmeli ders alabilir miyim? Yan dal, çift anadal olanaklarını kullanarak hayalimdeki alana sarkabilir miyim?

3) Hangi üniversiteye gitmeliyim?

Bazı üniversitelerin ünü okuduğunuz branşın önüne geçebilir. Oradan aldığınız diploma ömür boyu tüm kapıları açabilir. Oranın mezunu olmak, bulunduğunuz sosyal ortamda bir anda prestijinizi yükseltebilir. Sizi doğrudan kurumun ilişki ağlarına, dayanışma bağlarına dahil edebilir. Araştırmalar, “sinyal etkisi” denilen o üniversitenin imajının, işe alırken çoğu zaman eğitimde insanın üretkenliğini artıran bilgi ve becerilerin önüne geçtiğini gösteriyor. Tercihlerinizde, okuyacağınız bölümün yanı sıra, okulun tarihini, misyonunu, hoca sayısı ve kalitesini de göz önüne almalısınız.

Örneğin İngiltere’de Oxford, Cambridge; ABD’de Harvard, Stanford, MIT, Yale; Fransa’da Sorbonne bu kapsamdaki üniversitelerdir. Bizde ise ODTÜ, Boğaziçi, İTÜ mezuniyeti bu nitelikte kabul edilebilir. Veya Ankara’da Mülkiye, İstanbul Hukuk Fakültesi köklü kurum imajı verebilir. Hacettepe Tıp diploması parlak bir öğrenci olduğunuzun teminatı sayılabilir. Vakıf üniversiteleri arasında Bilkent, Koç, Sabancı kurumsallaşma özellikleriyle öne çıkabilir.

Üniversite seçerken, Üniversite Memnuniyet Araştırması sonuçlarına bakmanız, o üniversitenin (bölümün) mezunlarının hangi sektörlerde, ne koşullarda iş bulduğunu da irdelemeniz tavsiye edilir. Ayrıca seçeceğiniz okulda, değişim programlarının yaygınlığı ve staj olanakları da giderek önemi daha fazla anlaşılan etmenlerdir.

4) Hangi kentte okumalıyım?

Sonunda yaşamınızın önemli bir bölümünü üniversite okuduğunuz kentte geçireceksiniz. Oranın kültürel ortamını, sosyal yaşantısını deneyimleyeceksiniz. O yöredeki iklim koşullarından etkileneceksiniz. Tüm bu nedenlerle okuyacağınız kent de çok önemli.

İstanbul pahalı, ulaşımı yorucu ama ülkenin kültür başkenti, ayrıca ek iş bulma olanakları daha fazla. Antalya’nın iklimi güzel, yazın turizm sektöründe istihdam edilme fırsatı var. Konya’da ulaşım kolay, kent düzenli. İzmir’de hayatın ritmi beni çekiyor. Adana baba evine yakın, Trabzon dedemin memleketi gibi gibi…

5) Hangi meslekte kolay iş bulurum?

Kolay iş bulmakla o bölümün puanı paralellik göstermeyebilir. Bazen fizyoterapi hekimlikten, odyometri elektronik ve haberleşme mühendisliğinden, lojistik işletme yönetiminden daha kolay işe girmenizi sağlayabilir. Muhasebede veya turizmde öğrenciyken de iş bulabilirim. Fizik veya matematik okurken özel ders verebilirim. Yazılımcılıkta evden de çalışabilirim. Tercih yaparken bu etmenleri de hesaba katmanızda yarar var.

TÜİK’e göre Türkiye’de en kolay iş bulan meslekler tıp, özel öğretim öğretmenliği, elektrik-elektronik öğretmenliği, hemşirelik ve ebelik diye sıralanıyor. İlk iş bulma süresi en kısa olan meslekler ise dil ve konuşma terapisi, tıp, eczacılık ve ebelik olarak ifade ediliyor.

6) Hangi meslekte daha çok para kazanırım?

Kariyerin tek amacının çok para kazanmak olması anlamlı değildir. Ancak konforlu bir yaşam sürebilmek, fazla hesap yapmadan haliyle insani gereksinimleri karşılayabilmek de elbette önemlidir. TÜİK’in ortalama kazancın en yüksek olduğu bölümler sıralaması, genelde sağlık bilimleri ve mühendisliğin en tatminkar getiri sağlayan alanlar olduğunu gösteriyor. Bölüm olarak da pilotluk, matematik mühendisliği, uzay mühendisliği, kontrol ve otomasyon mühendisliği ve uçak mühendisliği ilk 5 sırada yer alıyor.

7) Yurtiçinde mi yurtdışında mı çalışmayı düşünmeliyim?

Günümüz koşullarında yurtdışında çalışma olanaklarının da göz önüne alınması gerekiyor. Demografik değişimler, örneğin nüfusun ortalama yaşam süresinin uzaması, işgücüne katılımın azalması başta kıta Avrupası gelmek üzere bazı ülkelerde yeni iş olanakları açıyor. Yaşlı bakımı gibi talebi artan, yazılım mühendisliği gibi dili evrensel olan, aşçılık gibi çok kültürlülüğün cazip kıldığı meslekler öne çıkıyor. Tabii ki yurtdışında iş bulmak için yabancı dil bilgisi büyük önem taşıyor.

8) Hangi meslek statü-prestij sağlar?

Bazı mesleklerin, örneğin hekimlik, öğretmenlik sosyal işlevleri nedeniyle öteden beri saygınlığı yüksektir. Mimarım dediğinizde hem teknik beceri sahibi olduğunuz hem de sanatçı ruhu taşıdığınız imajı verirsiniz. Bilgisayar mühendisliği yüksek IQ puanınıza, hukuk adalet duygunuzun yüksekliğine, veterinerlik veya ormancılık doğayla barışık olduğunuza ilişkin mesajlar verir. Borsa analistiyseniz yatırım tüyoları, ekonomistseniz döviz kurunun olası seyri, diyetisyenseniz kilo kontrolü konularında sosyal ortamlarda en çok aranan insan olursunuz.

9) Türkçe mi, yoksa yabancı dilde mi eğitim görmeliyim?

İnsanın anadilinde anlaması, algılaması, kendini ifade etmesi daha kolaydır. Mesleki anlamda kişinin kendi dilinde terminolojiye hakim olması da son derece gereklidir. Öte yandan yabancı dilde eğitim evrensellik kazandırır, bireyin ufkunu geliştirir, daha geniş bilimsel ve popüler kaynağa erişim olanağı getirir, yurtdışında iş bulma şansını artırır. Eğer Türkçe eğitim görüyorsanız yabancı dil becerilerini geliştirmeniz, yabancı dilde eğitim görüyorsanız mesleğinizin Türkçe jargonunu öğrenmeniz tavsiye edilir.

10) Bir kamu üniversitesini mi, yoksa vakıf üniversitesini mi seçmeliyim?

Kamu üniversitelerinde daha az istediğiniz bir dal da olsa ailenize yük olmadan okuyabilir, iyi incelerseniz belki de fazlaca reklamı yapılmayan bir bölümden daha nitelikli eğitim alabilirsiniz. Öte yandan bir vakıf üniversitesinde bazen aile bütçenizi zorlayarak da olsa en çok istediğiniz bir dala veya uzun dönemde daha yüksek kazanç sağlayacağınız bir branşa puan kısıtına fazla takılmadan yönelebilirsiniz. Burada üniversite ücretlerini, burs bulma olanaklarını, eğer borçlanmak söz konusuysa kredi koşullarını titizlikle incelemeli, ona göre son kararınızı vermelisiniz. Sadece üniversite harçlarını değil, yaşam maliyetini de, örneğin kantindeki çay-kahve fiyatlarını veya kafeterya yemek ücretini ulaşım olanaklarını da göz ardı etmemelisiniz.

11) Mutlaka bu sene bir yere yerleşip boş kalmamaya mı öncelik vermeliyim, yoksa özlemlerimi seneye mi ertelemeliyim?

Burada çok kritik bir karar söz konusu. Şöyle ki tercih listesine sadece en çok arzuladığınız bölümleri yazarsanız, bu bölümlerden birine yerleşememeniz durumunda puanınız düşmez. Ancak o sene boşta kalma tehlikeniz ortaya çıkar. En azından bu sene boşta gezmeyip bir yere kapılanayım derseniz, ikinci sene puanınız düşer. Ertesi sene sınavda istediğiniz bölümlerden birini kazanacak bir performans sergileseniz dahi, puanınız düşeceği için gönlünüzden geçen yere kayıt yaptıramama tehlikesi ortaya çıkar.

12) Ailemin yanında kalarak ev ortamında huzurlu bir çalışmaya mı öncelik vermeliyim, yoksa farklı bir şehirde kendi ayaklarım üzerinde durarak, bağımsızlığımı kazanmayı mı denemeliyim?

Ailenin yanında sadece o kentteki üniversitelere gidebilirsiniz. Özellikle taşra kentlerinde bu durum seçme özgürlüğünüzü kısıtlar. Yereldeki kabuğunuzu kıramamanıza yol açar. Evde kalarak okumanız halinde, elbette çevreye uyum sorunu yaşamayacağınız, yeni bir çalışma düzeni kurmak zorunda kalmayacağınız, ailenizin ilgi ve şefkatini üzerinizde hissedeceğiniz bir ortamın avantajlarını yaşarsınız. Öte yandan, bağımsızlığınızı kazanacağınız, ileride yüz yüze kalacağınız yaşam zorluklarına erkenden ayak uydurabileceğiniz, farklı sosyalleşme fırsatları bulacağınız yeni bir ortama açılmayı ertelemiş olursunuz.

13) Sadece eğitimin kalitesini mi düşünmeliyim, yoksa seçeceğim üniversitenin kültürel ortamını, sosyal yaşamını, sanat ve spor olanaklarını da hesaba katmalı mıyım?

Örneğin, kampüs hayatının belirleyici olduğu bir üniversitede, tüm zamanınızı burada geçireceğinizi, hobilerinizi burada sürdüreceğinizi, sosyal faaliyetlerinizi burada yürüteceğinizi düşünmelisiniz. Bir şehir üniversitesinde ise, okul mekânı dışındaki yeme içme, sanat, spor olanaklarıyla zenginleşen bir yaşam sürdüreceğinizi unutmamalısınız. Okulun kütüphanesini, yeme-içme seçeneklerini, yurt olanaklarını da tercihinizde hesaba katmalısınız.

14) Bugün en geçerli bir alana mı yönelmeliyim, yoksa kariyerin 30-40 yıla yayıldığını düşünerek, teknolojik gelişmeleri - küresel trendleri göz önüne alarak mı bir meslek seçim kararı vermeliyim?

Önümüzdeki yıllarda en büyük gelişim gösterecek mezunların, Büyük Veri Uzmanları, Fintek Mühendisleri, Yapay Zekâ ve makine öğrenmesi uzmanları, yeşil dönüşümle ilgili mesleklerden çıkacağı düşünülüyor. Küresel iklim değişikliğine karşı mücadele için öne çıkacak otonom ve elektrikli araç uzmanları, çevre mühendisleri, yenilenebilir enerji mühendisleri yeşil dönüşümün kilit elemanları olacak. Ayrıca 3D mühendisliği, blockchain uzmanlığı, drone pilotluğu, rüzgar türbini bakım teknisyenliği, bilgi güvenliği analistliği da fazla bilinmeyen ama önü açık mesleklere örnek verilebilir.

Kasiyerler, sekreterler, banka veznedarları, veri giriş memurları da en fazla istihdam kaybına uğrayacak uğraşlar olarak gösteriliyor. Teknolojik gelişmeler bazı meslekleri ayıklıyor veya önemsizleştiriyor. Yapay zekâ ve bilgi işleme, robotik ve otomasyon, enerji üretimi, depolanması ve dağıtımı alanlarındaki teknolojik atılımlar iş gücü piyasasını en fazla etkileyecek dönüşümler olarak gösteriliyor,

15) Meslek seçiminde toplumsal cinsiyet önemli midir?

Toplumsal iş bölümünde kadın-erkek ayrımının olmaması arzulanır. Ancak bazı meslekler, örneğin hemşirelik, ebelik, sekreterlik kadınlara özgü; bazı meslekler de maden mühendisliği, pilotluk, askerlik gibi aynı şekilde erkek ağırlıklı olarak kodlanmıştır. Muhasebecilik, dişçilik, endüstri mühendisliği gibi bazı meslekler ise, bu toplumsal cinsiyet ayrımının en az gözlendiği dallardır.

Yapılan araştırmalar, üretici yapay zekânın yaygınlaşması sonucu ortaya çıkacak istihdam kaybının istihdam kaybına yol açacağına, bu etkinin kadın istihdamında daha belirgin bir biçimde öne çıkacağına işaret ediyor. Bu nedenle üniversite tercihlerinin geleneksel kadın mesleklerine hapsolmaması, kızlarımızın teknolojik dönüşüm sürecinden daha az olumsuz etkilenmesini sağlayacaktır.

Tüm bu yazılanlar sizi düşünmeye, daha sağlıklı bir değerlendirme yapmaya yöneltmek içindi. Yoksa tabii ki en doğrusu, son kararı özgür iradenizle kendinizin vermesidir.

Hepinize başarılar. Gönlünüze göre bir yere yerleşmenizi dilerim.

Not: Bu yazı 2025’teki aynı başlıklı metnin gözden geçirilmiş, güncellenmiş versiyonudur.

Haberin tamamını BirGün'da oku

Günün trend anketleri

Ana Sayfa Belediyeler
Sonuçlar
Vekiller Partiler