İlayda SORKU
İktidar, Kazdağları havzasındaki vahşi madencilik kuşatmasına onay yağdırmayı sürdürüyor. Balıkesir’in Havran ilçesindeki Şap Dağı eteklerinde Bahar Madencilik’in siyanürlü altın madeni projesine çevresel etki değerlendirme (ÇED) olumlu kararı verildi.
Ordu Fatsa’yı zehirlemesiyle bilinen şirket, onayla birlikte proje alanını 11,84 hektardan 398 hektara çıkaracak, yıllık üretimi ise 10 bin tondan yaklaşık 2 milyon 20 bin tona yükseltecek. Böylece proje alanı yaklaşık 33 kat, üretim kapasitesi ise 202 kat artacak.
Havran’a bağlı Büyükşapçı Mahallesi’nde hayata geçirilecek proje kapsamında mevcut patlatmasız açık ocak işletmeciliği kaldırılırken yerine patlatmalı açık ocak yöntemi getirilecek.
Sahaya ayrıca cevher zenginleştirme tesisi kurulması planlandı. Tesiste, altın üretiminde çevresel riskleri nedeniyle dünyanın birçok ülkesinde yasak olan siyanürlü yığın liçi yöntemi kullanılacak.
30 BİNDEN FAZLA AĞAÇ KESİLECEK
Proje dosyasında toplam büyüklüğü 398 hektar olan proje sahasının 306 hektarının orman arazisi olduğu belirtildi.
Büyük bölümü Karaçam ormanlarıyla kaplı bölgede ağaç kesimlerini tek seferde yapmayacağını kaydeden şirket işletme ve tesislerin kurulum takvimine yaydığı ağaç kıyımını şöyle planladı:
- İlk beş yılda açık ocak, pasa-1 sahası ve yığın liçi alanı için 19 bin 618 ağaç kesilecek.
- Beşinci yıldan onuncu yıla kadar ise açık ocağın kalan kısmı ile pasa-2 alanı için 10 bin 711 ağaç daha kesilecek.
İLİÇ’TEKİ YÖNTEM
Projede kullanılacak yığın liçi yöntemi, düşük tenörlü cevherlerden altın elde etmek için tercih edilen en düşük maliyetli ancak en yüksek çevresel risk taşıyan yöntemlerden biri. Bu yöntem ile kırılan cevher geçirimsiz zemin üzerine yığılıyor, ardından üzerine seyreltilmiş sodyum siyanür çözeltisi damlatılıyor. Siyanür, altını çözerek sıvı faza geçiriyor ve altın daha sonra ADR ünitesinde geri kazanılıyor.
2024’te dokuz işçiye mezar olan Erzincan İliç’teki Çöpler Altın Madeni’ni ile hafızalara kazınan yığın liçi yöntemi 2000 yılında Romanya’nın Baia Mare kentindeki siyanür felaketinin ardından Avrupa Parlamentosu tarafından yasaklanması çağrısı yapılan yöntem olarak da biliniyor.
RAPORDA GAZ RİSKİ KABUL EDİLDİ
Proje dosyasında siyanür kullanımına ilişkin riskler de yer aldı. Raporda, pH dengesinin korunamaması halinde son derece zehirli hidrojen siyanür gazının açığa çıkabileceği belirtildi. Ayrıca sahadaki kuş türlerinin madencilik faaliyetlerinden olumsuz etkilenmesinin kaçınılmaz olduğu da açıkça kabul edildi.
ÜÇ KEZ MASAYA GELMİŞTİ
Demirtepe Altın Madeni için ilk ÇED süreci 2017 yılında başlatıldı. Ancak ruhsatın işletme ruhsatı aşamasına geçememesi ve devir işlemlerinin tamamlanamaması nedeniyle süreç sona erdi.
İkinci ÇED süreci ise 2019’da başladı. Bu kez Orman Genel Müdürlüğü (OGM) ile Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün (MAPEG) olumsuz görüşleri doğrultusunda süreç iptal edildi. İptal gerekçeleri arasında, maden sahasının o dönem Barkan Enerji’ye ait Şapdağı Rüzgâr Enerji Santralı’nın türbinleri, ulaşım yolları ve enerji iletim hattıyla çakışması ile Karaçam gençleştirme sahalarının proje sınırları içinde kalması yer aldı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ÇED olumlu kararı verdiği mevcut üçüncü süreç ise 2020 yılında başladı. Ağustos 2020’de resmen başlatılan süreç kapsamında Nisan 2021’de halkın katılımı toplantısı yurttaşların yoğun protestosu ile gerçekleştirildi. Toplantıda ve sonrasında verilen dilekçelerde bölge halkı tarım alanlarının daralacağı, meraların zarar göreceği ve rehabilitasyon çalışmalarının yetersiz kalacağı gerekçeleriyle projeye karşı çıkmıştı.
Ancak bu itirazlar projenin önünü kesemedi. 2022 yılında geçmişte itiraz konusu olan Karaçam gençleştirme sahası, Şapdağı RES türbin alanları ile Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü sınırlarındaki bölümler ÇED alanı dışına çıkarıldı. Bu revizyonların ardından başta OGM olmak üzere kurumlardan olumlu görüş alındı. Mevcut proje dosyası ise Ekim 2022’de tamamlandı.
YARGI DUR DEMİŞTİ
Projeye ilişkin hukuki süreçlerde de yaşam savunucularının lehine kararlar çıkmıştı. Sahada patlayıcı madde kullanımına izin veren ÇED gerekli değildir kararı yerel mahkeme tarafından hukuka aykırı bulunarak iptal edilmişti.
Öte yandan Danıştay 6. Dairesi de enerji iletim hattı için planlanan şahıs arazilerinin acele kamulaştırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı hakkında yürütmeyi durdurma kararı vermişti.
Yorumlar