Türkiye'nin Dijital Kamuoyu Platformu

© 2026 Halk Seçiyor. Tüm hakları saklıdır.

Tüm haberler
BirGün 25 Jun 2026, 05:00 Güncel

İktidarın öğretmenlere reva gördüğü bu: Sınıftan garsonluğa

Özel kurumlarda taban maaş, güvenceli çalışma ve mülakat mağduriyetinin giderilmesi için ayağa kalkan özel sektör öğretmenleri, sömürü çarkının görünmeyen yüzünü anlattı. Belirsiz süreli sözleşmeler ve atama krizleri nedeniyle yüzlerce öğretmen geçimlerini sü…

İktidarın öğretmenlere reva gördüğü bu: Sınıftan garsonluğa

Taban maaş hakkının geri verilmesi, güvenceli çalışma koşulları ve mülakat mağduriyetinin giderilmesi gibi bir dizi taleple haklarını arayan Özel Sektör Öğretmenleri, Ankara'dan İstanbul'a yurdun dört bir yanında eylemlerini sürdürüyor. Öğretmenler 10'uncu günde de açlık grevine devam etti. Özel sektör öğretmenleri sendikası Ankara İl Temsilciliği önünde devam eden eylemde ders tahtasına "Komisyon toplansın, haklarımız iade edilsin, bu zulüm bitsin" yazıldı. Özel sektör kıskacına mahkûm bırakılan eğitim emekçilerinin yaşadığı kriz, yalnızca bunlarla da sınırlı değil.

Güvencesizliğin dayatıldığı bu düzende pek çok öğretmen, her yıl yenilenen dönemlik sözleşmeler nedeniyle büyüyen işsizlik furyasının adayı haline geliyor. Özellikle kamuda ataması yapılmayan genç kadın öğretmenler arasında; çocuk bakıcılığı, oyun ablalığı, ev işçiliği ve merdiven altı bakım hizmetleri yaygın birer zorunlu istihdam kapısına dönüşmüş durumda. Yaşadıkları ağır sömürüyü BirGün'e anlatan eğitim emekçilerine göre, artık öğretmenlik mesleği onlar için ancak "part-time" (yarı zamanlı) yürütülebilen bir ek iş haline geldi.

TEMİZLİK İŞÇİSİ OLDU

Özel kurumlardaki sömürüyü ve öğretmenlerin hayatta kalma mücadelesini aktaran Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi Evin Turgut, sendikaya ulaşan çarpıcı örnekleri ve kendi deneyimlerini şu sözlerle özetledi:

"Şöyle çarpıcı bir örnek vereyim. Üyelerimizden biri aradı. Kadın, matematik öğretmeni, iki çocuğu var, işten çıkarılmış. Kadın öğretmenimizi sendikaya çağırdık, utana sıkıla gelemeyeceğini; kendi binasını temizlemeye gittiğini söyledi. ‘Aldığım maaş kuş kadar, apartmanı temizlemesem de sorun olur’ dedi. ‘Aklınızda olsun işsizim, temizlikçi arayan bir yerler olursa bana haber verir misiniz?’ dedi. Düşünün, kendi üyemiz bize temizliğe gidebileceği evi soruyor."

Kendi deneyimlerini de anlatan Öğretmen Turgut, elden para almayı reddettiği için işten çıkarıldığını ifade etti. Özellikle çocuk bakıcılarının pek çoğunun öğretmen olduğu bilgisini veren Turgut, dokuz aylık işsizlik sürecinde yaşadıklarını şöyle anlattı:

"Dönem ortası olduğu için iş bulamadım. Kafelerde, restoranlarda çalıştım; garsonluk, çocuk bakıcılığı yaptım. Özel ders verdim. Bu bizim için her sene böyle oluyor. Sendikamızın yönetim kurulu üyelerinden üyelerine kadar herkes part-time öğretmenlik yapıyor. Bazı meclis üyelerimiz tır şoförlüğü, taksi şoförlüğü yapıyor. Çocuk bakıcılığının pek çoğunu da kadın öğretmenler oluşturuyor."

BirGün, grevdeki öğretmenlerin sorunlarını dinledi.

"KASİYERLİK YAPTIM"

Özel sektörde güvencesiz ve geleceksiz bırakılan milyonlarca eğitim emekçisinden sadece biri olan Kezban Öğretmen ise tatil yapması gereken yaz aylarında bile çalışmak zorunda kaldığını belirtti:

"Küçülme bahane edilerek işten çıkarıldım. Dinlenmem gereken süreçte arkadaşlarımın işletmelerinde çalıştım, garsonluk yaptım, kasiyerlik yaptım. Şu anda da kendi işimin dışında özel ders veriyorum. Zor bir hayat yaşıyoruz ve bunun için de mücadele ediyoruz."

TORUNLARIM İÇİN...

Öğretmenlere bir destek de öğretmen adaylarının velilerinden geliyor. Geç yaşına rağmen öğretmenlerin yanından bir an olsun ayrılmayan Cemile Sivri, kendi deneyimlerini de paylaştı. “Beş torunumdan biri beden eğitimi öğretmenliği okuyor, onun için buradayım” diyen Sivri, “Öğretmenimiz olmayınca çocuğumuzu nasıl okutacağız? Öğretmen olacak ki çocuklarımız okusun. Neden öğretmenler eziliyor, neden hakları verilmiyor? Öğretmenler kirada oturmuyor mu, ekmek yemiyor mu, günah değil mi?” diye sordu.

Sivri, sözlerini şöyle noktaladı:

"Benim torunlarım da yarın öbür gün aynısı olacak. Özgürlükleri elinden alınacak. İki üç ay çalıştıracaklar, sonra ‘güle güle’ diyecekler. Ne yapsın, hırsızlık mı yapsın? Yazık günah değil mi? Ben torunumu düşündüğüm için buradayım."

Haberin tamamını BirGün'da oku
Ana Sayfa Belediyeler
Sonuçlar
Vekiller Partiler