Tüm haberler
BirGün 22 Jul 2026, 11:05 Kültür Sanat

Eser Keçeci: Kentler kim olduğumuzun sessiz tanıklarıdır

Kıbrıslı sanatçı Eser Keçeci, Art Rooms Galeri’de izleyiciyle buluşan “Suspended Between” başlıklı sergisinde kişisel hafızayla kentsel belleği aynı zemine taşıyor. Çocukluğu bugünü anlamaya devam ettiğimiz canlı bir hafıza alanı olarak tanımlayan Keçeci, ken…

Eser Keçeci: Kentler kim olduğumuzun sessiz tanıklarıdır

Tuğçe ÇELİK

Kıbrıslı sanatçı Eser Keçeci’nin Girne’deki Art Rooms Galeri’de izleyiciyle buluşan “Suspended Between” başlıklı kişisel sergisi, hafızayı merkezine alan bir anlatı kuruyor. Pleksi, mermer, alüminyum ve kâğıt gibi farklı malzemeleri bir araya getiren Keçeci; eski Kıbrıs sokakları, çocuk figürleri, kâğıt tekneler ve kargalar aracılığıyla kişisel deneyimleri ortak bir belleğe dönüştürüyor. Resim ve videolardan oluşan sergi, gerçekle hayal, geçmişle bugün arasında kendine özgü bir atmosfer kurarken izleyiciyi de bu geçirgen dünyanın parçası olmaya davet ediyor.

Keçeci ile serginin çıkış noktasını, çocukluğun üretimindeki yerini, hafızanın izlerini ve kentlerin dönüşümünü konuştuk.

ORTAK DUYGU “ARADA KALMIŞLIK”

Keçeci, “Suspended Between” sergisinin tek bir fikir üzerine kurulmadığını, yıllar içinde ürettiği çalışmaların ortak bir duygu etrafında buluşmasıyla şekillendiğini anlatıyor. Ona göre bu duygu, Kıbrıs’ta doğup büyümenin beraberinde getirdiği “arada kalmışlık”. Bunun yalnızca politik ya da coğrafi değil, aynı zamanda zihinsel ve duygusal bir deneyim olduğunun altını çiziyor.

Üretim sürecinde belirli bir kavramı resmetmek yerine zihninde biriken imgelerin zamanla kendiliğinden yan yana geldiğini söyleyen Keçeci, eski Kıbrıs sokakları, çocuklar, kâğıt tekneler ve kargaların da bu ortak anlatının doğal parçaları olduğunu belirtiyor. Keçeci bunu şöyle anlatıyor: “Bu sergi aslında tek bir fikirle başlamadı. Zaman içinde ürettiğim resim ve videoların dönüp dolaşıp aynı duygu etrafında buluştuğunu fark ettim. O duygu da ‘arada kalmışlık’tı. Kıbrıs’ta doğup büyümek, insanın dünyayla kurduğu ilişkiyi ister istemez etkiliyor. Bir yandan güçlü bir aidiyet hissediyorsunuz, diğer yandan hiçbir yere tam olarak ait olamıyorsunuz.”

Keçeci, zaman içinde aynı eşiğe yerleşen bu çalışmaların serginin adını da kendiliğinden belirlediğini vurgulayarak şöyle devam ediyor: “Sonradan fark ettim ki bütün bu işler aslında aynı eşikte duruyor; gerçek ile hayal, geçmiş ile bugün, görünen ile sezilen arasında. Suspended Between başlığı da bu ortak ruhu en doğru biçimde ifade etti.”

ÇOCUKLUK, YAŞAYAN BİR HAFIZA ALANI

Keçeci’nin üretiminde çocukluk, geçmişe duyulan nostaljik bir özlemden çok, bugünü anlamaya devam ettiğimiz canlı bir hafıza alanı olarak öne çıkıyor. Kıbrıs’ta büyümenin bu bakışı derinden etkilediğini söyleyen sanatçı, çocukluğun yalnızca aileyle değil; sokaklarla, tarihsel katmanlarla ve görünmez çelişkilerle biçimlendiğini anlatıyor.

Üretim sürecinde model olarak çocuklarını resmettiğini belirten Keçeci şöyle konuşuyor: “Figürlerde hem onlara hem de kendi çocukluğuma ait izler bulunuyor. Ancak bu figürleri otobiyografik karakterler olarak görmüyorum. Zamanla onlar belirli bireyleri temsil etmekten çıkarak ortak bir hafızanın parçasına dönüştüler. Benim için çocuk, dünyaya henüz kesin sınırlar koymayan bir bakışın temsilcisi. Eski bir sokağın ortasında duran bir kâğıt tekneyi ya da omzuna konan bir kargayı yadırgamıyor. Çünkü çocuk için gerçek ile hayal arasında yetişkinlerin kurduğu kadar keskin sınırlar yok. Belki de bu nedenle izleyici, bu figürlerde benim çocuklarımı değil, kendi çocukluğundan bir parçayı görebiliyor.”

TRANSPARAN YÜZEYLERİN OLUŞTURDUĞU METAFOR

Keçeci’nin çalışmalarında öne çıkan transparan yüzeyler, sanatçının ifadesiyle yalnızca estetik bir tercih değil; hafızanın işleyişini anlatan güçlü bir metafor. Hafızanın hiçbir şeyi bütünüyle saklamadığını ya da tamamen görünür kılmadığını söyleyen Keçeci, katmanların geçmişi silmek yerine dönüştürdüğünü ifade ediyor: “Katmanlar üst üste geldikçe önceki görüntü tamamen kaybolmuyor; sadece kısmen örtülüyor. Bu durum bana hem zamanın hem de yaşadığımız coğrafyanın katmanlı yapısını hatırlatıyor.”

Keçeci’ye göre Kıbrıs, farklı dönemlerin, kültürlerin ve yaşanmışlıkların aynı yüzeyde varlığını sürdürdüğü çok katmanlı bir coğrafya. Bu nedenle görünür olan kadar görünmeyen, hatırlanan kadar unutulan da çalışmalarının ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor.

KENTİN DÖNÜŞÜMÜ HAFIZAYI DA SİLİYOR

Kent, Keçeci’nin çalışmalarında yalnızca bir mekân değil, belleğin en önemli taşıyıcılarından biri olarak öne çıkıyor. Günümüz kentlerinde en hızlı kaybolan şeyin mekânlarla kurulan duygusal bağ olduğunu belirten sanatçı, dönüşümün yalnızca yapıları değil, o yapılarda biriken hikâyeleri de görünmez kıldığını söylüyor.

Eski Kıbrıs sokaklarına baktığında taş duvarlardan çok insanların bıraktığı izleri düşündüğünü anlatan Keçeci, kentlerin birey üzerindeki etkisini şu sözlerle dile getiriyor: “Kişisel hafızayla kentsel belleğin birbirinden ayrılabileceğini düşünmüyorum. Çünkü yaşadığımız şehirler, kim olduğumuzun da sessiz tanıklarıdır.”

YAVAŞ BAKMAYI ÖNEREN GÖRSEL DİL

Hızla tüketilen dijital görüntü çağında Keçeci, yavaş bakmayı öneren bir görsel dil kuruyor. Bunun bilinçli bir karşı çıkıştan çok, üretim biçiminin doğal sonucu olduğunu dile getiriyor.

İzleyicinin eserlerin karşısında daha uzun süre kalmasını, yüzeye yeniden bakmasını ve her seferinde yeni ayrıntılar keşfetmesini istediğini söyleyen Keçeci, belleğin de aynı şekilde işlediğini belirtiyor: “Bugün çok fazla görüntü üretiyoruz ama çok azına gerçekten bakıyoruz. Ben izleyicinin çalışmanın karşısında biraz daha uzun kalmasını, yüzeye yeniden bakmasını ve her seferinde yeni bir ayrıntı keşfetmesini istiyorum. Çünkü hafıza da böyle çalışıyor; tek seferde değil, zaman içinde, yavaş yavaş.”

Keçeci, bu görsel yaklaşımın Kıbrıs’ta yaşamanın kendisine kazandırdığı zaman algısıyla doğrudan ilişkili olduğuna dikkat çekiyor: “Burada zaman doğrusal akmıyor; geçmiş, bugün ve hayal edilen gelecek çoğu zaman aynı anda hissediliyor. Benim katmanlı görsel dilim de biraz bu yaşama biçiminin doğal bir yansıması.”

“Suspended Between” sergisi, 22 Ağustos’a kadar pazar günleri dışında her gün 13.30-20.30 saatleri arasında Art Rooms Galeri’de ücretsiz gezilebilir.

Haberin tamamını BirGün'da oku

Günün trend anketleri

Ana Sayfa Belediyeler
Sonuçlar
Vekiller Partiler