Tüm haberler
BirGün 16 Jul 2026, 05:00 Siyaset

Başarısız bir darbe mi yoksa başarılı bir siyasi operasyon mu?

15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan hain FETÖ darbe girişimi, başarısız oldu… Ancak aradan geçen yıllar, şu soruyu daha güçlü biçimde sorduruyor: “Askerî darbe başarısız olurken, siyasal sonuçları bakımından ve iktidar açısından başarılı bir dönüşümün kapısı mı açı…

Başarısız bir darbe mi yoksa başarılı bir siyasi operasyon mu?

15 Temmuz 2016 gecesi yaşanan hain FETÖ darbe girişimi, başarısız oldu…

Ancak aradan geçen yıllar, şu soruyu daha güçlü biçimde sorduruyor:

“Askerî darbe başarısız olurken, siyasal sonuçları bakımından ve iktidar açısından başarılı bir dönüşümün kapısı mı açıldı?”

****

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın darbe girişiminin hemen ardından kullandığı; "Bu, Allah'ın bize büyük bir lütfudur." sözü, bugün hâlâ en çok tartışılan açıklamalardan biridir…

Çünkü bu sözün ardından; “olağanüstü hâl uygulamalarıyla başlayan ve Türkiye'nin yönetim sistemini kökten değiştiren” bir sürecin başlangıcı oldu…

****

FETÖ yapılanmasının devlet kurumlarına nasıl yerleştiği, yıllarca kimler tarafından desteklendiği, hangi siyasi ve bürokratik kararlarla bu noktaya gelindiği konusunda toplumun önemli bir kesimi, varılan son noktanın AKP iktidarının eseri olduğunu artık bilmektedir…

Ancak hâlâ, FETÖ’yü büyüten ve devletin içinde etkin hale getiren siyasi yapılanma bilinçli olarak yok edilmemiştir…

Dolayısıyla “Allah’ın Lütfu”, kim tarafından kime verilmiştir?

Hatırlatmak isterim; yapılan zamlar sonrası eski bakan Süleyman Soylu; “bize bunları Allah yaptırıyor(!)” diyerek, yaptıkları her kötülüğün ya da yetmezliğin gerekçesini “Allah’a havale edip, yıllarca halkın inancını istismar etmişlerdi…

****

FETÖ siyaseti hala devam etmektedir!

En somut örnek CHP Belediye Başkanlarına yapılan hukuk dışı saldırılardır…

“Saldırı “kelimesini bilerek kullanıyorum! Çünkü Ekrem İmamoğlu’nun diplomasıyla başlayan, İBB dosyası ve 26 CHP’li Belediye Başkanının tutuklanmasına kadar varan bir yığın tutarsızlıkları ibretle izliyoruz…

Açıklanan iddianamelerin sadece, “itirafçı ve iftiracı konumuna sokulmuş bazı kişilerin duyumlarına dayandırıldığı, somut suç kanıtı olmadığı görülmektedir.

Bu iddianamelerle açılan davalar, kamu vicdanını kanatmaktadır…

Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının en temel hakkı olan “savunma hakkı” ellerinden alınmaktadır…

Daha önce Ergenekon, Balyoz, 17/25 Aralık olaylarında olduğu gibi tüm FETÖ taktikleri yeniden sergilenmektedir…

Dahası, “masumiyet karinesi” gibi en önemli evrensel hukuk kuralı da yok edilmiştir…

****

Hüküm giymemiş, dolayısıyla halen masum olan belediye başkanlarının, yıllarca hücrelerde tutulması, sadece suç değil, aynı zamanda insan haklarına yapılmış en büyük saldırıdır…

İktidar, oturduğu koltuğu sağlama almak adına uydurulmuş suçlarla CHP başkanlarının, “özgürce yaşama haklarını” ellerinden almaya çalışıyor.

Sırf CHP’li oldukları için yargıyı kullanarak CHP’li başkanları itibarsızlaştırmak, masum insanlara yapılan en büyük kötülüktür…

Bu durum ülkemizi, sadece hukuk devleti olmaktan çıkarmıyor, aynı zamanda dünyadaki saygınlığımızı da yok ediyor…

Çünkü koltukta daha çok kalmak uğruna hukuk ve ahlakdışı uygulamalar yapmak insanlıkla bağdaşmaz!

****

İktidar darbe girişimine katılanları yargılamakla övünüyor.

Ancak darbe girişimi sonrasında yapılanlara bakılınca, FETÖ’nün “laik demokratik sosyal hukuk devletine” yapmak istedikleri her şeyi gerçekleştirildiklerini görüyoruz…

Böylece 16 Nisan 2017’deki yapılan hileli referandumla değişen rejimin müellifinin de sadece FETÖ olmadığı ortaya çıkıyor…

Hileli referandum Türkiye’yi, ucube rejim olan "Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemine" geçirdi… Bu model, kuvvetler ayrılığının yok olduğu, denge ve denetleme mekanizmalarının ortadan kalktığı bir düzeni oluşturdu…

Parlamenter demokrasilerde hükümetler, meclise karşı sorumludur.!

Meclis, “Halkın bütçesini yapar, yargı ve yasama gücüyle yürütmeyi “denetler…

Parlamenter sistem halka hesap verir…

Türkiye'de uygulanan sistem ise, “devletin kurumlarına yetki vermeyen ama sorumlu tutan, bir kişinin bilgisine, duygularına ve zaaflarına bağlı olarak yönetilen düzendir…

****

15 Temmuz'un ardından sadece yönetim sistemi değil, devletin kurumsal yapısı da önemli ölçüde değişti… Liyakat ortadan kalktı, devlet adamı geleneği ve ahlakı yok edildi…. TSK’dan yargıya, bürokrasiden üniversitelere kadar geniş çaplı düzenlemeler yapıldı, kurumlar bilinçli olarak yok edildi ya da bozuldu…

15 Temmuz'un 10. yıldönümünde sorulması gereken en önemli soru şudur:

“Türkiye’yi yönetenler bütün enerjisini, iktidarlarının devamını sağlamak için harcıyor… Hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, ekonomi, refah, toplumsal adalet, can ve mal güvenliği umurlarında değil!!

Oysa; Cumhuriyetin ikinci yüzyılında ihtiyaç duyulan şey, kişilere göre şekillenen bir yönetim değil; kurumları güçlü, hukuku üstün ve vatandaşına umut veren bir devlettir…

****

AKP iktidarı UMUDU yok etmek için yeni bir oyun kurdu…

Türkiye’nin birinci partisini Kemal Kılıçdaroğlu’yla bölmeye çalışıyor…

CHP için söylenecek son sözü Salı grup toplantısında Özgür Özel söyledi…

CHP’yi fiilen bölen, mutlak butlanla atanmış biri olan Kemal Kılıçdaroğlu’na son derece medenice ve özgüven dolu bir öneride bulundu…

“Gelin tüm CHP’li üyelerin önüne çıkalım, yarışalım. Kaybeden CHP’yi salsın! “Dedi,

Ve ekledi “kaybederse bırakacağını” söyledi…

Kılıçdaroğlu bu daveti kabul etmeli!

Bilmelisiniz ki, daveti kabul etmezseniz sadece 103 yıllık CHP’yi bölmeyeceksiniz, aynı yaştaki Türkiye Cumhuriyeti’nin bekasıyla da oynayacaksınız!

 Adınız BÖLÜCÜ olarak anılacak!

Haberin tamamını BirGün'da oku

Bu konuda sen ne düşünüyorsun?

Siyaset

Siyaset

CHP'nin muhalefet stratejisini yeterli buluyor musunuz?

Şıklar — oy vermek için seç

Katılımcıların eğilimine göre %37,9 “Yetersiz” — toplam 171.631 oy, son 30 günde 8 yeni katılım.

171.631 toplam oy +8 / 30 gün
Ankete katıl · Oy ver

Halk Seçiyor verileri: 16.07.2026 08:22 (TSI) itibarıyla. Sayfa önbelleği nedeniyle birkaç dakika gecikmeli olabilir.

Günün trend anketleri

Ana Sayfa Belediyeler
Sonuçlar
Vekiller Partiler