TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşmeleri tamamlanan 30 maddelik torba kanun teklifinin 19’uncu maddesinde öngörülen düzenlemeler tepkiye yol açtı.
Teklifin 19’uncu maddesinde internet içeriklerine ilişkin kısıtlama yetkilerinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan (BTK) Siber Güvenlik Başkanlığı’na devri, Başkanlığın resen veya güvenlik ve istihbarat kurumlarının talebi üzerine karar alabilmesi, kararların servis sağlayıcılarca 2 saat içinde uygulanması ve 48 saat içinde sulh ceza hâkimliği onayına sunulması öngörülüyor.
Haberleşme özgürlüğünü ve haberciliği engelleyebilecek sansür olarak nitelendirilen düzenlemenin ekonomik boyutuna da dikkat çekildi.
Dijital Dönüşüm ve Siber Güvenlik Derneği (DDSGD) Başkanı Taner Çıtak yaptığı değerlendirmede, bu tür düzenlemelerin küresel dijital ekonomiden izolasyona kadar varabilecek riskte olduğuna vurgu yaptı.
Türkiye’nin bölgesel veri merkezi olma hedefi ile dijital ekonomide büyüme potansiyelinin, düzenleyici belirsizliklerden zarar görebileceğini kaydeden Çıtak, yerli teknoloji girişimlerini ve dijital hizmet ihracatını da etkileyebileceğine dikkat çekti. Çıtak ayrıca erişilebilir ve kayıtlı platformların daraltılmasının bilgi akışını durdurmayacağını, bunun yerine kullanıcıların VPN ve uçtan uca şifreli, denetlenmesi daha güç iletişim kanallarına yönelmesine neden olabileceği ifade etti. Aciliyet durumları dışında hâkim kararının müdahaleden önce alınmasının esas kabul edilmesi, Siber Güvenlik Başkanlığı’nın görev alanının altyapı ve şebeke güvenliğiyle sınırlandırılması, kısıtlama kararlarında şeffaflık mekanizması oluşturulması ve düzenlemenin ekonomik etkilerine ilişkin düzenli analiz yapılması önerileri sıralandı.
Yorumlar