ABD- İran arasındaki karşılıklı saldırılarla birlikte yeniden artan jeopolitik gerilim ve Hürmüz krizi nedeniyle enerji arzına yönelik endişeler, akaryakıt fiyatlarını yukarı çekti.
Uzmanlar, geçtiğimiz aylarda saldırıların hız kazanmasıyla a’dan z’ye fiyatlarda ve dolayısıyla ülke enflasyonda yaşanan artışın tekrar etme ihtimalinin yüksek olduğunu söyledi. Enerji piyasasında yaşanan dalgalanmanın ise yalnızca Amerikan emperyalizminin lehine olduğu ifade edildi.
Brent petrol son bir ayın en yüksek seviyesine ulaşarak 85 doları geçti. Sektör uzmanları brent petrolün 100 doları görme ihtimali olduğunu belirtirken küresel piyasaya bağımlı Türkiye’de akaryakıt tabelaları şişti.
Benzinin litre fiyatına dün itibarıyla 1 lira 55 kuruş zam yapılmasının ardından bu kez benzin ve motorin için yeni fiyat artışı bekleniyor.
Cuma günü benzine 1 lira, motorine ise beklenen 3,90 kuruşluk zammın ardından motorinin litre fiyatının İstanbul'da 73,86 liraya, Ankara'da 74,97 liraya, İzmir'de 75,24 liraya, doğu illerinde ise 76,70 liraya çıkması bekleniyor.
EKONOMİK HASAR BIRAKACAK
Şubat ayında İsrail ve ABD’nin İran’a başlattığı saldırı sonucunda Türkiye bundan payını alarak enflasyonu aylarca zirvede tutmuş, gıdadan eşyaya, ulaşımdan tarıma kadar her alanda kendini hissettirmişti. Saldırının yeniden alevlenmesi endişeleri artırırken artan enerji fiyatlarının yükselişi sabit kalmasa dahi Şubat ayında olduğu gibi ülke ekonomisine kalıcı hasar bırakacağı yönünde.
İktisatçı Prof. Dr. Mehmet Şişman, saldırıların arttığı geçen aylarda brent petrol varil fiyatının 73 dolarlardan, aniden bir 80-90’a doğru fırladığını ve Türkiye petrol bağımlısı bir ülke olduğu için bu saldırıdan fazlasıyla etkilendiğini söyledi. Enflasyonun altında gelen ücret zamlarıyla birlikte reel gelir düşerken petrol fiyatının yükselmesinin yoksul halkı daha da yoksullaştıracağını belirtti.
Ülkede hâlihazırda ekonomiye ve iktidara güven sorunu varken bağlantılarından kopamayacak olan iktidarın yaşanan ve yaşanacak olan enerji sorununa karşı elinin bağlı olduğunu kaydetti.
Bunun yanı sıra artan enerji fiyatlarının en çok petrolü yöneten Amerikan emperyalizminin lehine olduğunu söyleyen Şişman, “Bizde enflasyon 32 seviyesinin üstündeyken Amerika’da enflasyon beklentilerin altında yüzde 3 seviyelerinde açıklandı. Bunu bir fırsat olarak görüyorlar. Direkt İran’a gidecekleri yok. Petrolün 70 dolarlarda olması onları kesmedi. Daha da yukarıya çıkması dünya ekonomisine zarar verir ama kendi faydalarını düşünüyorlar şu anda” dedi.
Artan fiyatların Eşel Mobil’e de giremediğini söyleyen Şişman “Eşel Mobil’i biraz çalıştırırsa devlet belki bunu bir miktar keser fakat ben maalesef benzinde 75’li lira seviyelerini göreceğimizi düşünüyorum. Bu da maaş zammının düşük olmasıyla birlikte hepimizi etkiliyor” diye ekledi.
Petrolün varilindeki 10 dolarlık artışın enflasyona yaklaşık 2 puan etkisi olacağını söyleyen Şişman, enflasyonun yüzde 30’un altına düşmeyeceğini, kışa ekonomik olarak kötü girileceğini kaydederken bunun yoksullaşmayı daha da hızlandıracağını ekledi.
GELİR ADALETİYLE ÇÖZÜLÜR
Dünya ekonomisinden gelen ters etkinin ülkedeki dezenflasyonist politikayla çok çeliştiğini söyleyen Şişman, bunun vergi politikasıyla ancak çözülebileceğini, gelir dağılımındaki adaletle ancak düzeltilebileceğini belirtti. “Buradaki sorun maliye politikasının yanlış işlemesi. Maliye politikasına yönelmek gerekiyor. Bunu faizlerle çözemezler. Bunu yapamamalarının nedeni de politiktir” dedi.
GIDA ENFLASYONUN ANA NEDENİ
Artan enerji fiyatları, girdi maliyetleriyle birlikte en çok tarım sektörünü etkilerken Şişman, tarımdaki yapısal sorunları çözmeden tarım ürünlerinde fiyat düşüşünün beklenemeyeceğini belirterek "Tarımda kooperatifleşme artırılabilir, üretim yönlendirilebilir ama yapılamıyor" dedi.
“Saldırının azalmasıyla Şubat’tan bu yana artan tarım ürünlerinin fiyatı biraz olsun azalmıştı. Şimdi yeniden artışa geçecek. Üretim bu sene fena değil ama taşıma maliyetleri ve kâr hırsı etkili. Rekabet tam işlemiyor, piyasa çalışmıyor. Gıda fiyatları enflasyonun ana nedeni. O düşmedikçe enflasyonun düşmesini beklemiyoruz” diye konuşan Şişman, son olarak şunları söyledi: "Petrol fiyatları arttıkça petrolü yönetenler kazanır. Petrolü yönetenler de Amerikalılar. Kriz dönemlerinde petrol fiyatlarını sıçratırlar. Bu savaşı da fırsat olarak gördüler maalesef. Üzülüyoruz tabii, komşumuzda savaş var.”
Filipinler'de acil durum ilan edildi: Petrol stoku kalmadı
Filipinler'de, Ortadoğu'da devam eden çatışmaların ülkenin enerji tedariki üzerinde oluşturduğu "yakın tehlike" gerekçesiyle "ulusal enerji acil durumu" ilan edildi.
Flipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr. yayınladığı başkanlık kararnamesinde, “enerji tedarikinde kritik düzeyde düşüşe dair yakın tehlike” olduğunu belirtti.
Marcos, enerji tedarikinin istikrarını, ekonomik faaliyetlerin sürekliliğini ve temel hizmetlerin sunumunu sağlamak için “acil önlemlerin alınması gerektiğini” söyledi.
Petrolünün neredeyse tamamını Ortadoğu'dan ithal eden Filipinler, 20 Mart itibarıyla 45 günlük petrol stokuna sahip olduğunu açıklamıştı.
Marcos Bloomberg TV'ye yaptığı açıklamada jet yakıtı sıkıntısı nedeniyle uçakların uçamayacak hale gelmesinin "kesin bir olasılık" olduğunu söyledi.
Yorumlar